DOLAR 8,7669
EURO 10,3284
ALTIN 492,75
BIST 1.401
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Çorum 17°C
Çok Bulutlu
Çorum
17°C
Çok Bulutlu
Cts 20°C
Paz 22°C
Pts 23°C
Sal 21°C

GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE İÇİN 16 NİSAN’DA EVET

GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE İÇİN 16 NİSAN’DA EVET
10.03.2017
78
A+
A-

AK Parti Teşkilat Başkan Yardımcısı Murat Yıldırım, ilçe ziyaretlerini sürdürüyor. İlçe ziyaretleri kapsamında Alaca ilçesine gelen ve burada partilileriyle biraraya gelen Murat Yıldırım, 16 Nisan’da gerçekleştirilecek olan referandum öncesinde vatandaşları bilgilendirdi. Bu kapsamda AK Parti Alaca İlçe Başkanlığı tarafından Battal Dede Parkı’nda referandum koordinasyon toplantısı düzenlendi. Düzenlenen toplantıda ilk olarak ilçe Başkanı Ümit Tokgöz bir konuşma gerçekleştirdi.

“ALACA’NIN KARARI EVET”

Tokgöz konuşmasında, yeni Türkiye’nin yeni sistemini oluşturmak için bir dönemden geçtiklerini ifade etti. Alaca olarak en kısa sürede seçim koordinasyon merkezlerini oluşturduklarını belirten Tokgöz, “Burada seçim çalışmalarımızı hızlı bir şekilde sürdürüyoruz. 7 Haziran seçimlerini de değinen Tokgöz, “1 Kasım seçimlerinde başarı olmasa idi ve üzerine 15 Temmuz’u yaşamış olsaydık o zaman halimiz nice olurdu. Türkiye’yi koalisyona mahkum edip darbe yapma planı vardı. Ancak şükürler olsun ki milletimiz bu planlarını bozdu. Biz Alaca olarak 16 Nisan’da “Evet” diyoruz. Yeni bir Türkiye’ye evet diyoruz” dedi.
“BU SEÇİMDEN SONRA GERÇEK DİKTATÖRLER YERİN DİBİNE BATACAKTIR”

Daha sonra ise Belediye Başkanı Muhammet Eyvaz bir konuşma gerçekleştirdi. Eyvaz konuşmasında 16 nisan tarihinde yapılacak olan referanduma değindi. Türkiye’nin yıllardır parlamenter sistemle yönetildiğine işaret eden Başkan Eyvaz, “Parlamenter sistemde yönetildiği sürece bu memleket çok çeşitli diktatörlüklerle karşılaştı. En son biz bu diktatörlüğü 15 Temmuz tarihinde gördük. Aslında diktatör ismi en güzel onlara yaraşır. Bu referandumu diktatörlüğü önlemek için gerçekleştiriyoruz. Sizin seçtiğiniz insanlara kimse kafa tutamasın diye bu referandumu gerçekleştiriyor. AK Parti dönemine kadar sizin seçtiğiniz insanlar diktatörler tarafından görevleri hep ellerinden alındı, hükümetler yıkıldı. Diktatörlüğü burada yaptılar. İnşallah bu referandumdan sonra o diktatörler ilelebet yerin dibine batacaktır. Parlamenter rejim TBMM ortadan kaldırılıyor diyorlar ancak burada yetkileri daha fazla arttırılıyor. Başbakan her zaman iki başlılığı ortadan kaldıracağız diyor zaten. Aslında bizi kendilerine mahkum etmek için, seçtiğimiz liderleri alaşağı etmek için bu sistemi istemiyorlar. Ancak her zaman ileriyi gören ve bu millete umut olan bir kesim olmuştur. İnşallah bu referandum neticesinde bu memlekette yüksek bir şekilde evet oyu çıkacaktır. Aynı şekilde Alaca’da da sandıkları evet ile patlatacağınızı biliyorum” diye konuştu.
“Güçlü bir Türkiye için 16 Nisan’da EVET”

AK Parti Teşkilat Başkan Yardımcısı Murat Yıldırım ise, konuşmasının başında 15 Temmuz sürecine değindi. 15 Temmuz’da sokağa çıkan vatandaşların cephede savaşır gibi savaştığını belirten Yıldırım, “Sabahlara kadar meydandaydınız. Tankın helikopterin ve silahların önüne geçtiniz. Bunun yapılması gerekiyordu. Başka çıkış yolumuz yoktu. Bu milleti, bu cumhurbaşkanını ve bu teşkilatları hesap edemediler. Allah sizlerden razı olsun” dedi. 15 Temmuz’da Türkiye’nin işgalinin yapılmak istendiğini hatırlatan Murat Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Milletin iradesinin tecelli ettiği yer bombalandı. Emniyet, TRT, köprüler bombalandı. Topyekün bir hareketle işgal hareketi yapıldı. Yalnız FETÖ, yalnız PKK’mıydı? Hayır. DAEŞ’miydi? Hayır. Bunlar hep maşaydı. DAEŞ 10 bin kişi ile Türkiye’ye girmek için sınırda hazırlık yaptı. Eğer girselerdi Suriye’de olduğu gibi burada da katliam yapacaklardı. Bunların arkasında Siyonistler var. Amerika, Almanya, Fransa, İngilizler ve İtalyanlar var. Yıllarca dünyayı sömürüp Türkiye’yi de sömürmek isteyenler var. Bunların hepsinin bir hesabı var. Türkiye’nin büyümesini, gelişmesini, lider bir ülke olmasını istemiyorlar. Türkiye büyüyecek, mazlumlara, masumlara umut olacak diye Türkiye’nin büyümesini istemiyorlar. Türkiye’yi 10 yılda bir bölelim içini boşaltalım ve güçsüz bir Türkiye olsun.
Bizde bunları köle olarak idare edelim diyorlar. Ancak Türkiye eski bir Türkiye değil. Hepsinin sebebi şu Türkiye’de istikrar olmasın, çift başlılık olsun. Bizim istediğimiz gibi bir yönetim tarzı olsun istiyorlar. Yapmak istedikleri budur. Biz bunu biliyorduk ancak bu sefer adamlar kendilerini açıkça ortaya verdiler. Bugün Almanya iki tane bakanımızı konuşturmadı. PKK’yı konuşturuyor ve bakanlarımızı konuşturmuyor. Neden? Çünkü karın ağrıları var. Sen 3. Hava limanını yapıyorsun. Bunu ister mi? Biz 3. Hava limanımızı yaptığımızda onların Frankfurt hava limanının etkisi kalmayacak. Tabi bunu istemiyorlar. Merkezi bir havalimanı yapıyoruz. Adam sen bunu neden yapıyorsun, dün işçiydin bende bugün bunu nasıl yaparsın? Onun için Almanya bütün gücüyle hayır diyor. İngiliz neden hayır diyor? Kanal İstanbul’u yapıyorsun. Boğazları elinden alacaksın. Kanal İstanbul yapıldığında oradaki Karadeniz’i Marmaray’a bağlarken o denizden geçecek gemiler kontrolünde olacak. Şimdi bu Türkiye’nin elinde olacak. Sen iki kıtayı bağlayamazsın. Elektrik santrallerini kuramazsın, enerji kontrolünü yapamazsın diyor. Adamların sömürgeci düzeni gittikleri yerde adam öldür altını al, enerjisini al. Sömürü düzenini kurmuşlar. Ne tarafa gitseler kazanıyorlardı.
“AK PARTİ’NİN ADALETİNİ GÖRDÜLER”

Bu kapitalist, zulüm sistemidir. Zalimliktir. Zalimlerde zulüm ettikleri zaman ayakta kalırlar. Adiller adaletiyle savaştığı sürece onların zalimleri çürür. Şimdi bunu gördüler. AK Parti’nin adaletini gördüler ve sömüremeyeceklerini biliyorlar. Bu son fırsattır diyorlar. Onun için “hayır” diyorlar. Bu milletin tokadını görmediler. Şimdi görecekler. Allah bunlara fırsat vermesin. Şuandaki mücadelemiz şer güçleriyle haçlı mücadelesidir. Terörle mücadeledir. Yıllarca PKK, FETÖ, DEAŞ hepsi iç içeydiler. 30 yıldır PKK’yı bitiremediğimizin nedeni FETÖ’nün onlara verdiği bilgilerdi. Milleti oyuncak haline getirmeye çalışıyorlardı. Şimdi işin sonuna geliyoruz. 16 Nisan 15 Temmuz’un rövanşıdır. 16 Nisan’da hayır çıkarsa vatansız kalırız, milleti bölerler parçalarlar. Bu milleti kendilerine uşak ederler. Ama bu millet buna izin vermez. Bizim gidecek yerimiz yok. Önümüzdeki 40 gün çok önemlidir. Bu meselenin parti, siyasi, belediye meselesi olmadığını anlatalım. Bu meselenin vatan, istiklal, istikrar mücadelesi olduğunu anlatalım.”

MHP LİDERİ BAHÇELİ’YE TEŞEKKÜR

Konuşmasında MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a verdiği desteğe de değinen Murat Yıldırım, “Sayın bahçeliye teşekkür ediyorum. Bahçeli işin farkına vardı. Muhafazakar kesimler birlikte oldu. Almanya’nın davranışında Cumhurbaşkanımıza destek verdi. Referandumda da desteklerini veriyorlar. 16 Nisanın vatan meselesi olduğunu herkese daha iyi anlatmamız gerekiyor. Referandumda Türkiye geneli en az yüzde 70 oy almamız gerekiyor.” dedi. PKK ve FETÖ’nün Türkiye’yi büyük zarara uğrattığına işaret eden Teşkilat Başkan Yardımcısı Murat Yıldırım, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Şafi hazretlerinin bir sözü var. “Eğer düşman oklarının hedefi takip edilirse haklı olan ortaya çıkar.” kimin oklarının bizlere yöneldiğini de hepimiz biliyoruz. PKK Türkiye’ye 500 milyar dolar zarar vermiştir. Bu zarar küçümsenmeyecek bir zarardır. Aynı şekilde FETÖ de 500 milyar dolarımızı dışarı kaçırmıştır. Burada milleti sömürüp paralarını yurt dışına götürdüler.
“ARTIK KENDİ TANKIMIZI, SİLAHIMIZI YAPIYORUZ”

16 Nisan’dan sonra Türkiye ayaklarının üzerinde duran, gelişen ve büyüyen bir Türkiye olacaktır. İstikrarın yaşandığı dünyada zulüm gören insanlara umut olan bir Türkiye olacaktır. İMF’yi biz kovduk gitti, şimdi yine muhtaç etmeye çalışıyorlar. İstiklalimizi ve istikbalimizi koruyacağız. Türkiye’nin en önemli kaynağı bir günde 4 mevsiminin olmasıdır. Türkiye’nin zenginliğidir. Eskiden kendi silahımızı, tankımızı, uçağımızın çalışmalarını yapamıyorduk. Bunların hepsi şimdi yapıyoruz. Geleceği şekillendirmemiz lazım. Çocuklarımıza iyi bir gelecek ve inançlarımızla yaşayabileceğimiz bir Türkiye bırakmamız gerekiyor.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.