DOLAR 8,4548
EURO 9,9713
ALTIN 483,77
BIST 1.427
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Çorum 19°C
Sağanak Yağışlı
Çorum
19°C
Sağanak Yağışlı
Cum 22°C
Cts 24°C
Paz 27°C
Pts 28°C

KONUT SEKTÖRÜNDE DÜZENLEME GEREKİYOR

03.03.2017
43
A+
A-

MHP Çorum Merkez İlçe Başkanı Ertuğrul Onan, konut sektöründe yaşanan gelişmelerle ilgili olarak yaptığı açıklamada, sektörde yeni bir düzenleme yapılması gerektiğini ifade etti.
Ekonomide satılmayan konut stokunun artmaya devam ettiğini ifade eden Onan, “Hükümet iki haftada bir düzenleme yapma ihtiyacı duyuyor İçinden geçmekte olduğumuz süreç, ekonominin lokomotif sektörlerinden biri olan konut sektörünü kırılgan hale getirdi” dedi. Konut stokunun büyümesinin sektörde var olan problemlerin daha da derinleşmesi anlamına geldiğini vurgulayan Ertuğrul Onan açıklamasında şöyle dedi: “TÜİK verilerine göre, 2016 yılında belediyeler 986 bin konut için yapı ruhsatı vermiş. Yapı kullanma izin belgesi verilen konut sayısı ise 750 bin düzeyinde gerçekleşmiş. Geçen yılki ilk el konut satışı ise 632 bin adet olmuştur. Yani bu değerlere göre 2016 yılında 119 bin adet konut satılamayarak stoka eklenmiştir. Benzer bir şekilde, son dört yıla baktığımızda 2013’te 197 bin 210 adet, 2014’te 231 bin 875 adet, 2015’te 132 bin 684 adet satılamayan konut ortaya çıktığı hesaplanmaktadır. Buna göre, son dört yılda 685 bin adet konut arz fazlası stoka eklenmiştir. Ekonomideki satılmayan konut stoku ise maalesef sağlıklı bir şekilde belirlenememektedir. 2013 yılından önceki satış verilerindeki noksanlık nedeniyle, oluşan stoku bu tarihe kadar sağlıklı bir şekilde hesaplamak mümkün değildir. Ancak, 2013 yılından bu yana 685 bin konutun stoka ilave olduğu dikkate alındığında toplam konut stokunun bir milyona dayandığını öngörmek yanıltıcı bir değerlendirme olmayacaktır. Konut stoku hızı yavaşlamakla birlikte artış eğilimini sürdürmektedir. Öte yandan yeni yapı inşaat ruhsatları 2016 yılında yüzde 10,6 oranında artmaya devam etmektedir. Bu durum, gelecekte arz fazlasının devam edeceğine işaret etmektedir. Konut stokunun büyümesi, sektörde var olan problemlerin daha da derinleşmesi anlamına gelmektedir. Konut üreticileri, 15 Temmuz darbe girişimi, olağanüstü hal, iç politikadaki belirsizlik, dış ilişkilerdeki gerilim ve Türk Lirası’ndaki aşırı değer kaybı nedeniyle giderek daha çok desteğe ihtiyaç duymaktadır. Buna ilave olarak, azalan arsa stoku ve artan maliyetler yüzünden yeni proje geliştirmekte zorlanan müteahhitler, vatandaşların bekle – gör havasına girerek alım kararını ertelemesi nedeniyle düşen talep sektörü sıkıntıya sokmaktadır . 2013­-2016 dönemi incelendiğinde; 9.3 milyon konut yapı ruhsatı almış, aynı dönemde yapı kullanım izni sayısı da 6.5 milyon olarak gerçekleşmiştir. 13 yılda tamamlanamayan konut sayısı 2.8 milyondur. Özellikle son yıllarda tamamlanamayan, diğer bir ifade ile yapı ruhsatı almış, ancak kullanım izni alamamış konut sayısı da giderek artmaktadır. Netice itibariyle hükümet hem biriken konut stokunu eritmek, hemde sektörün sorunlarına çare bulmak için geçici mahiyetteki destek önlemlerini devreye sokmak zorunda kalmaktadır. Son günlerde neredeyse iki hafta arayla TBMM’den geçirilen iki ayrı torba kanunda konut sektörüne ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Önce KDV oranları düşürülmüş ve 20 yıl finansman imkânı getirilmiştir. Son kabul edilen Torba düzenleme ile de yurtışında yerleşik Türk vatandaşların ve yabancıların ilk satın almalarında KDV muafiyeti getirilmiştir. Sektöre destek için önceleri, uzun süre aralıklarıyla yapılan düzenlemeler, şimdilerde iki ayda bir, hatta iki haftada bir yapılır hale gelmiştir. Üstelik yapılan bu düzenlemeler hem kamu maliyesi, hem de kamu güvenliği bakımından ciddi sonuçlar doğurabilecek türdendir. Bütün bunların dikkate alınarak sektörle ilgili uzun vadeli yapısal önlemlerin belirlenmesi ve uygulamaya konulması gerektiği kanaatini taşımaktayız.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.