KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI MÜCADELE
Çorum Barosu Kadın Hakları Komisyonu tarafından, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü dolayısıyla basın açıklaması düzenlendi. Çorum Barosu binasında düzenlenen basın açıklamasına Çorum Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Av. Lale Koldaş ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. Toplantıda bir açıklama yapan Av. Lale Koldaş, kadına yönelik şiddetin her geçen yıl katlanarak arttığını ifade ederek, “Sadece artmakla kalmıyor, kadının toplumdaki önemi/değeri yok edilmeye çalışılıyor. Toplumumuzda kentlerde ekonomiye katılmak isteyen kadın “yapısı gereği” denilerek daha çok ev işlerine ve çocuk bakımına uygunmuş gibi algı oluşturulurken, kırsal kesimde tam tersi ağır işlerin nerdeyse tamamında kadın yer alıyor” dedi. Av. Lale Koldaş, konuşmasının devamında şunları dile getirdi; “Kadının eğitilmesi, çalışması, ekonomiye, sosyal ve kamusal alana katılımının sağlanması yapısına aykırı bulunuyorken; özellikle kırsal alanda güçlü fiziksel yapı gerektiren hemen hemen her işe katılması, tarlada çalışması, çobanlık yapması ve daha bir çok iş yapısına aykırı bulunmuyor! Bu çifte standart da akla ister istemez kadının toplum hayatındaki yerinin geleneklere göre belirlendiği ve bu belirlemenin de erkek egemen yapının keyfiyetine kaldığını getiriyor. Oysaki kadın ve erkeğin kamusal alanda bir arada olması kendiliğinden bir otokontrol sağlar, seviye getirir, seviyeyi artırır. İnsanlar sırf kadınlar ya da sırf erkeklerin toplandığı alanlarda kendi hemcinslerinin yanında olmanın verdiği rahatlıkla otokontrol gerekmeksizin tavırlar sergileyebilirler. Günlük dilde de bunu yansıtan deyimler vardır mesela..”Kahvede oturuyormuş gibi oturma”. İşte bu noktadan hareketle kadın eğitimde, işte, sokakta kısacası kamusal alanda var olmak zorundadır. İnsanlık var olduğu sürece kadının da var olacağı gibi. Kadını kamusal alandan uzaklaştırmak, yalnız ev ve çocuklarla ilgili görevlere layık görmek, ötekileştirmek, dışlamak ise kadını değersizleştiriyor. Uluslararası hukukun, kadının değersizleştirilmesinin bir sonucu olarak katlanarak artan kadına karşı şiddetin önlenmesinde yetersiz kaldığı görülüyor. Kadın erkek eşitsizliğinin etkisiyle insan hakları ihlallerinin birinci derecede hedefi kadınlar oluyor. Türkiye’de de kadın, taraf olduğumuz uluslararası belgelere ve yasal düzenlemelere rağmen fiziksel, duygusal, ekonomik şiddetle ve acımasız emek sömürüsüyle karşı karşıya bulunuyor. Tüm farkındalık çalışmalarına, yasalara, düzenlemelere ve uygulamalara rağmen şiddet bitmek, azalmak bir tarafa artarak devam ediyor. Çorum Barosu olarak kadının ötekileştirilmemesi, dışlanmaması, günah sebebi sayılmaması kısacası değersizleştirilmemesi için farkındalık oluşturan her türlü projede yer alacağımızı, şimdiye kadar kadınların elde ettiği hukuki kazanımlarının ortadan kaldırılacağı düzenlemelerin ise karşısında olacağımızı, şiddet mağduru kadınlarımızın ise hak savunucusu olarak her daim arkalarında olacağımızı kamuoyu ile paylaşıyoruz”